AKRANLAR ARASI MOBBİNG

AKRANLAR ARASI MOBBİNG

        Son zamanlarda içine kapanan, iştah kaybı yaşayan, rutinlerini uygulamayan ya da aksatan, çabuk sinirlenen ya da ağlayan çocuğunuz mu var? Okula eskisi kadar istekli gitmiyor ya da gitmemek için direniyor mu? Somatik ağrılarından dolayı soluğu acil servislerde alıyorsunuz ama tahlilleri temiz mi çıkıyor? Öfke nöbetleri geçiriyor, küçük kardeşine ya da evdeki hayvanlarınıza kötü muamele mi ediyor? Fiziksel ve duygusal gelişimi yavaşladı ya da durağan hale mi geçti? Dikkatini derslerine veremiyordur da muhakkak!

        Çocuğunuz okulda akranları arasında mobbinge uğruyor olabilir. Mobbing; sosyal çevrede hiyerarşiye bağlı ya da bağlı olmaksızın bir kişinin fiziksel, sosyal, siber (günümüzde oldukça yaygın) ya da psikolojik diğer kişi veya kişilerce baskı görmesi demektir. Bunun haklı ya da geçerli hiçbir sebebi olmayabilir. Salt canları öyle istiyor diye, gruplaşmanın ön koşulu olarak görüldüğü için çocuklar bir kişiyi hedef seçip onu oyunlardan dışlayabilir, grup etkinliklerine almayabilir, fiziksel şiddet uygulayabilir, görünüşü ya da kişisel özellikleri ile alay edebilir. Cep telefonu kullanımıyla yaygınlaşan sosyal ağlara üye çocukların, gerçek hayatta asla söyleyemeyecekleri şeyleri, mesaj veya ileti yoluyla yazmaları da siber mobbing yöntemidir ve sıklıkla karşımıza çıkmaya başlamıştır.

       Çocuklar çoğu zaman bu dışlama, aşağılama işini kimsenin görmeyeceği ya da duymayacağı şekilde yapar. Savunmasız bırakılan ve yalnız kalan çocuklar her gün biraz daha içe kapanır. Okulların rehberlik hizmet servisleri genellikle bu tür değişimleri olan çocukları tespit etmek ve durumu düzeltmek üzerine oldukça başarılıdır, ancak zaten yapı olarak içe kapanık bir çocuğun bu tür şiddetlere maruz kalması sonucunda durumunun ağırlaşması çoğu zaman gözden kaçabilmektedir. Peki bu zorbalıkları yapan sizin çocuğunuzsa! İşte öneriler:

 

  • Aileler çocuklarının diğer arkadaşlarının yanında popüler olması yönündeki arzularını, çocuklarına yansıtmaktan kaçınmalıdır.
  • Ailelerin çocuklarına daha çok zaman ayırması, zorbalık davranışlarına karşı dikkatli, özenli olması önerilebilir.
  • Ailelerin belli zaman dilimleri içerisinde çocuklarını üzen veya kızdıran arkadaşları olup olmadığını ve bu durumun nasıl olduğunu sorması çocuklarının zorbalığa kurban veya zorba olarak katılmasını önlemede faydalı olacaktır.
  • Çocuğu zorbalığa karışan ailenin öncelikle çocuğunu dikkatle dinlemesi, çocuğuna nasıl yardım edebileceği üzerinde düşünmesi, okul ile iş birliği yapması ve olanak varsa okul dışı uzmanlardan da destek alarak çözüm üretmede iş birliği yaklaşımları kullanması önerilmektedir.
  • Zorba ve kurban olan öğrencilerin ailelerin çocukları ile empati kurması ve durumu tartışmak yerine çocukların duygularını ve hissettiklerini anlamaya çalışması önerilmektedir.
  • Zorbalığın nerede meydana geldiğini, nasıl oluştuğunu öğrenmek ailelerin yapması gerekenler arasında yer almaktadır.
  • Son olarak aile başka ebeveynlerle ve öğretmenlerle konuşarak ortak çözüm yolları belirlemeye çalışması yararlı olabilir. Ancak aile çocuğunu buna zorlamamalı çocuğunun hazır olduğundan emin olduğunda bu çözüme başvurmalıdır. Unutmamalıdır ki aileler okuldan gittiğinde çocuklar kendisini korumasız, zayıf, yetersiz olarak hissedebilmektedirler.

 

 AYSEN ŞEN